|
14 Kasım 2004—
Sessiz çalışan, verimleri yüksek ve egzoz emisyonları
“sıfır” olan bu otobüslerin, Topkapı-Beşiktaş,
Edirnekapı-Vezneciler, Yedikule-Eminönü ve Yıldıztabya-Vezneciler
hatlarında yolcu taşıyacağı bildirildi.
Birleşmiş
Milletler Endüstriyel Kalkınma Teşkilatı’na (UNİDO) bağlı
olarak kurulan ve merkezi İstanbul’da bulunan Uluslararası
Hidrojen Enerji Teknolojileri Merkezi, İstanbul’da hidrojeni
yakıt olarak kullanan otobüs projesini uygulamaya aldı.
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mühendislik
Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Öğretim Üyesi ve
projenin yürütücüsü Doç. Dr. Ali Ata, temiz yakıt
hidrojenle çalışacak İstanbul’daki otobüs projesinin,
mühendislik hesaplarını içeren keşif aşamasında olduğunu
kaydetti.
Maliyetinin yarısı Birleşmiş Milletler Kalkınma
Programı, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlardan,
diğer yarısı da yurtiçi kaynaklardan karşılanacak projenin
hesaplanan bütçesinin 2005 yılı başında BM organlarına
sunulacağını belirten Ata, yapılan hesaplara göre projenin
toplam maliyetinin 22 milyon 400 bin doları bulacağını
belirtti.
Ata, bu rakama sadece otobüs alım maliyetlerinin
değil, hidrojen üretim, dolum ve dağıtım sistemleri ile
gerekli teknik kadronun kurulmasının da dahil olduğunu
söyledi.
12 HİDROJEN YAKITLI OTOBÜS
Proje ile İstanbul’da 12 adet hidrojen yakıtlı
otobüsün çalıştırılmasının kararlaştırıldığını ifade eden
Ata, şunları kaydetti:
“Hidrojen yakıtı bildiğimiz içten yanmalı motorlarda
benzin yerine kullanılabildiği gibi, yepyeni bir teknoloji
olan ve kimyasal enerjiyi elektriğe çeviren yakıt pili
dediğimiz sistemlerde de kullanılmaktadır. Yakıt pillerinde
mekanik sistem olmadığı için hareketli parça içermez, bu
nedenle sessiz çalışır. Bakım onarımları kolaydır.
Verimlilikleri daha yüksek, en önemlisi de egzoz emisyonları
sıfırdır. Bu avantajları nedeniyle çevreye duyarlı geleceğin
teknolojileri olarak değerlendirilmektedir.”
İstanbul’da sefere çıkarılacak hidrojen yakıtlı 12
otobüsün 8’inin yakıt pili sistemli, 4’ünün ise diğeriyle
karşılaştırılması için içten yanmalı sistemle çalışacağını
belirten Ata, “İçten yanmalı motorlar, yapılarında önemli
oranda değişim sağlanarak, saf hidrojen yanmasına elverişli
hale getirilebilmektedir. Bu tür araçlar yakıt pili temelli
ekonomiye geçişte bir ara dönem olarak görülmektedir” dedi.
2007’DE SEFERE
BAŞLAYACAKLAR
Ata, projede finansman desteklerinin 2005 yılı
içinde netlik kazanmasının ardından ilk otobüs
siparişlerinin 2005 yılı sonları, 2006 yılı başlarında
verilebileceğini belirtti.
Hidrojenli otobüslerin imalatının günümüz
teknolojisiyle en az 15 ayı bulduğunu dile getiren Ata,
hidrojen istasyonu kurulumunun ise bir yılda
tamamlanabildiğini kaydetti. Ata, “Bu hesaplarla 2007 yılı
başlarında İstanbul sokaklarında daha önce hiç
rastlamadığımız otobüslerle seyahat edebileceğiz.
Otobüslerin test süresi 2 yılda tamamlanacak, ülkemiz ve
İETT eşsiz bir birikimine sahip olacaktır” dedi.
Ata, projenin en önemli amacının geleceğin
teknolojisini Türk halkına tanıtarak bu konuda dikkatleri
çekmek olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Sanayi ve bilgisayar çağlarını kaçırmış olan
ülkemizin, hiç olmazsa bu trene zamanında binmesini
sağlayarak, teknoloji satın alan değil satan konumuna
yükselmesine katkıda bulunmaktır. Proje, çeşitli
safhalarında yerli sanayicimizi de kapsamaktadır. Yerli
otobüs firmalarına da çeşitli imkanlar doğabilecektir.
Ayrıca hidrojen üretiminde de yerli sanayicimize büyük
imkanlar gözükmektedir. Günümüz dünyasında hidrojen temelli
teknolojiler, işsizliğin yüksek boyutlarda olduğu ülkemiz
için büyük imkanlar sunacak.”
Ata, İstanbul’da İETT ve halk otobüsleriyle yılda
500 bin ton sera etkisi oluşturan egzoz gazının havaya
karıştığını belirterek, otobüslerde ağırlıklı olarak
hidrojen kullanılmasıyla egzoz emisyonunun büyük ölçüde
azalacağını vurguladı.
AB’nin şu anda her bir ton karbondioksit indirimi
için 6-7 Euro teşvik öngördüğünü de belirten Ata, hidrojen
yakıt sistemine geçişin büyük bir ekonomik kaynak
yaratacağını da kaydetti.
|