 |
|
|
 |
| 01 Haziran 2005
|
Türkiye’nin En İyi Üniversiteleri
|
|
YÖK 2004 yılına ait uluslararası indekslere giren yayın
yapmış üniversiteleri ve üniversitede öğretim üyesi başına düşen
yayın oranlarını kamuoyuna açıkladı.
Bu tür bilgilerin belli aralıklarla kamuoyuna açıklanmasında
yarar görüyorum. Evet, genellikle olumsuz bir hava estiriliyor ama
durumun tespitini yapabilmek de önemli.
Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası arenada boy ölçüşecek
nitelikte olmadığı hepimizin malumu. Bunun bir çok sebebi var
elbette. İdari ve mali problemler halledilmiş olsa bile zihniyet
problemi kolay kolay çözülemez. Ülkemizde bir çok konuda reformlar
yapılıyor, kanunlar çıkarılıyor ama anlayış değişmediği için çoğu
şey lafta kalıyor.
Üniversiteler için de aynı şey geçerli. Bir zihniyet devrimi
gerekir. Bu da bir süreç tabii ki. Sürecin ilk basamağını (belki de
en önemli basamağını) öğretim üyesi adaylarının seçimi oluşturuyor.
Nasıl olmalı? Tabii ki liyakat ve bilimselliğe yatkınlık çok
önemli. Şimdi nasıl derseniz, istisnalar hariç, genel uygulama
tamamen tersi. Hatta liyakatli iseniz bu konuda dezavantajınız var.
Eş, dost, dayı, siyasi düşünce, ideolojik duruş vb. kriterler daha
öncelikli sanki.
Bunun sonucunda da genel olarak üniversite camiasında
bilimsellik zayıf. Anlayış zayıf olunca ne ilk beş yüze ne de ilk
beş bine girmek mümkün.
Yayınlara gelince, üniversitelerin yaptıkları yayın sayısı çok
kaba bir değerlendirme olur. Çünkü bazı üniversiteler öğretim
elemanı sayısından diğerlerinin on katı büyüklükte olabiliyor. Bu
bakımda öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı ile çok daha
sağlıklı değerlendirme yapılabilir.
Kamuoyuna açıklanan verilerden hareketle öğretim üyesi başına
düşen yayın açısından Türkiye’nin en iyi on üniversitesi şu şekilde:
Bilkent, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü,
Koç, Boğaziçi, Orta Doğu Teknik, Başkent, İzmir Yüksek Teknoloji
Enstitüsü, Gaziantep, Trakya ve Hacettepe.
Bu listeyi üniversite tercihi yapan genç ve çalışkan
arkadaşların da dikkate alması gerekir. Çünkü belli bir kritere göre
(belki şu an kullanılan ölçütlerden en objektifi) bu
üniversitelerimizin kalburüstü bir özellik gösterdiklerini
söyleyebiliriz.
Ben listeye girmeyi başaran belki diğerlerine göre daha taşralı
görülebilecek Gaziantep ve Trakya üniversitelerini tebrik etmek
istiyorum.
Muhtemelen indekslere giren yayınların çoğunluğu fen ve sağlık
bilimlerdendir. Teknik ve sağlık bilimlerinde Türkiye’deki
üniversitelerin tahmin edildiğinden daha iyi olduğunu
söyleyebilirim. Asıl bizim geri kaldığımız konu sosyal bilimler.
Keşke bir de sadece SSCI (Social Science Citation Index)’e
giren yayınlar açısından üniversitelerin sıralandığı bir liste olsa
elimizde. Ve bunları dünya üniversiteleri ile kıyaslayabilsek.
Sözün Özü
Bilen kişiyle dost ol, çünkü o seni aydınlatır,
Bilmeyen kişiyle dost ol, çünkü sen onu aydınlatırsın,
Bilmediğini bilmeyenden hemen uzaklaş,
Çünkü onlar aptaldır, seni de aptallaştırır.
Konfiçyüs |
|
|