 |
 |
|
|
Malatya'nın İnönü Üniversitesi var!
Yolunuzu düştüğünde, hatta düşmese bile fırsat
yaratın ve Malatya-Elazığ karayolu üzerinde 7 bin dönüm araziye sahip
Malatya İnönü Üniversitesi'ne uğrayın. Rektör Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nu
tanımıyordum. Bir kaç saatlik üniversite turu, Hilmioğlu'nun parasal
imkansızlıklara rağmen üniversitenin çehresini nasıl değiştirdiğini
göstermeye yetti.
Kapıdan adımınızı atar atmaz, insana pozitif enerji veren bir çevre
düzenlemesi ile karşılaşıyorsunuz. Üniversite, İstanbul'da bile zor bulunur
tenis kortları, futbol sahaları, yaşam alanları, kafesiyle Malatya'nın
aydınlık yüzü olmuş. Önce yeni açılan kütüphaneye gidiyoruz. Kütüphane
dediğiniz 5 katlı, 10 otobüs uzunluğunda dev bir bina. Binanın yapılış
öyküsü ilginç. Hilmioğlu, "Bu binanın yapımı için 3.7 trilyon lira
istediler. Ama ödenek ve kaynağımız yoktu. Araştırdık. Önce tüm personelin
maaşları ve yıllık 40 trilyonun üzerindeki döner sermaye gelirimizin hangi
bankaya yatacağını belirlemek için ihale açtık. Yapı Kredi, 1 trilyon
lira verdi. Bu para faizde değerlenerek 1.5 trilyon liraya ulaştı.
Müteahhiti bulduk, 'projemiz bu' dedik ve binayı 1 yılda 1.7 trilyon liraya
anahtar teslimi yaptırdık."
Sağcı,solcu ve yolcu
Binanın üzerinde "Atatürk Türkiye'dir. Türkiye Atatürk" yazısı dikkat
çekiyor.
Bir başka bina. Sadece internet için dizayn edilmiş. Bilgisayarları say say
bitmiyor. 500 bilgisayar varmış. Bu yıl sayı 1.000'e çıkacak. Hemen her
öğrencinin kendi adına e-mail adresi var.
"4 yıl önce bu görev geldiğimde, fakülte binalarında ayrı ayrı kafeteryalar
vardı ve her biri, sağcı, solcu, yolcu diye ayrılmıştı. Hepsini
kapadım. 'Siz kardeşsiniz. Bir arada otururun' dedim. Burayı açtık."
Üniversite'de yer alan İnönü müzesi, İsmet İnönü'nün pek çok şahsi eşyasına
ve tarihe tanıklık eden fotoğraflar içeriyor.
10 trilyon liraya mal olan konferans binası ise anlatılamayacak güzellikte.
Her biri 50 kişilik, 3 toplantı odasının yanı sıra, 2 bin kişilik tiyatro
salonu etkileyici.
Bölge insanı için nimet
Tıp Fakültesi, 1988-1989 akademik yılında hizmete girmiş. Fakülte hastanesi
ise tüm bölgeye hizmet veriyor. Bu yıl 7 karaciğer nakli yapılmış. Tam
donanımlı bir hastane.
9 fakülte, 3 enstitü, 2 yüksek okul, 10 meslek yüksek okulu ve 11 araştırma
merkezi olan İnönü Üniversitesi'nde 20 bin öğrenci, 1200 akademik görevli,
400 öğretim üyesi var. Öğrencilerin yüzde 40'ı Malatyalı. Yüzde 30'u
Ankara'nın doğusundaki illerden.
Yap-işlet-devret yurtları
Gezinirken, gözümüze inşaatlar ilişiyor. Kız öğrenci yurtlarıymış.
Üniversite kendi kaynakları ile yapamadığı için alanı ihale ile bir
müteşebbise devretmiş. 500 kız öğrencinin kalacağı modern 3 bina yapılıyor.
Müteşebbis yap-işlet-devret yöntemi ile binaları bir yıl içinde
bitirecek ve 25 yıl işletecek. Kontrol ise üniversite de olacak.
Üniversitenin akademik ve bilimsel sıralamada yeri nedir?
Hilmioğlu'nun yanıtı şöyle: Temel bir kriter var. Öğretim üyesi başına düşen
bilimsel makale sayısı. Üniversitemiz 53 devlet okulu içinde,
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Hacettepe ve
ODTÜ'nün ardından 4'üncü sırada. Vakıf üniversitelerini de bu sıralamaya
katarsanız, Koç'un arkasında, Sabancı Üniversitesi'nin ise önünde, 8'inci
sırada yer alıyoruz.
Hilmioğlu'nun başarılı çalışmalarına rağmen bir kesim tarafından
sevilmediğini öğrendim. Neden diye sormadım. Çünkü, Rektörlük binası ana
giriş salonun duvarında yer alan Atatürk'ün şu saptaması yeteri kadar
anlatıyordu: "Efendiler, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler,
dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz."
|