20 Ağustos 2006
 1. Uluslararası Sosyal Bilimciler Kongresi... -Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kesici: "Çin'in, Orta Asya ile İlgili Kısa ve Orta Vadeli Projelerini Hayata Geçirmeye Başladığı Gözlenmektedir"
 
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Milli Strateji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulkayyum Kesici, Çin'in, Orta Asya ile İlgili Kısa ve Orta Vadeli Projelerini Hayata Geçirmeye Başladığını Söyledi.
 

 
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Milli Strateji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdulkayyum Kesici, Çin'in, Orta Asya ile ilgili kısa ve orta vadeli projelerini hayata geçirmeye başladığını söyledi.

Kocaeli'nde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) ve TÜBİTAK desteği, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) işbirliğiyle ''SSCB Sonrası Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde Sosyal, Siyasal ve Ekonomik Değişim'' konulu 1. Uluslararası Sosyal Bilimciler Kongresi devam ediyor.

Yrd. Doç. Dr. Kesici, ''Çin'in Orta Asya'daki Stratejik Hedefleri'' konulu sunumunda, Sovyetler Birliği'nin yükselişi ve çöküşüne şahit olan 20. yüzyılın, Çin Halk Cumhuriyeti'nin yeniden tarih sahnesine güçlü bir devlet olarak dönmesine de tanık olduğunu belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Kesici, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Avrasya haritasının tamamen değiştiğini, ''dünyanın kalbi'' konumunda olan bölgede, bağımsızlığını yeni kazanmış cumhuriyetlerin ortaya çıktığını ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Abdulkayyum Kesici, bölgede ortaya çıkan iktidar boşluğunda, ABD, Japonya ve Çin gibi uluslararası güçlerin yanı sıra Türkiye, İran, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin de sahip oldukları güce göre jeopolitik ve jeo-ekonomik avantajlar elde etmek için yerlerini almaya başladıklarını bildirdi.

Çin'in, sınır komşusu olan ülkeler ile ticareti geliştirerek kısa vadede ekonomisini güçlendirmeyi, orta vadede ise Asya'daki stratejik çıkarlarını korumayı hedeflediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Kesici, şunları söyledi:

''1993 yılına kadar petrol ihracatçısı olan Çin, ekonomisi geliştikçe artan enerji ihtiyacını karşılayamamış ve petrol ithal eden bir ülke konumuna gelmiştir. Kritik hammadde konumundaki fosil yakıtların tükenebilir mahiyette olması da Çin'i, hem mevcut ekonomik yapısını korumak hem de kalkınmasını sürdürmek açısından kesintisiz bir biçimde enerji temin edeceği kaynaklara muhtaç bir duruma getirmektedir.

Dünya petrol fiyatı varil başı 1 dolar yükseldiğinde Çin'in yaklaşık 600 milyon dolar daha fazla ödemek zorunda kaldığı realitesi gözönünde bulundurulacak olursa Çin'in, Orta Asya devletleri ile enerji işbirliğinde bulunabilmek için stratejik hamlelerde bulunması oldukça rasyoneldir. Çin'in Orta Asya ile ilgili kısa ve orta vadeli projelerini hayata geçirmeye başladığı gözlenmektedir.''