KOORDİNELİ HAREKETTEN SENKRON
HAREKETE DOĞRU -3-
İsmet Türker
CEDİMAĞAR
Önceki iki bölümde gündelik hayatta yaşanan bir olayı koordinasyon kavramı
ile birlikte incelemiş ve koordinasyon kavramı üzerindeki çalışmalardan
bahsetmiştik. Bu bölümde koordinasyon kavramını masa üstüne yatıracağız.
Artık günümüzde koordinasyonun bir gereklilik olduğu inkar edilemez bir şekilde
kişi ve kurumlar tarafından benimsenmiştir. Özellikle kamu sektöründe
koordinasyonu sağlamak için bir çok kamu kurumunun organizasyon planında
koordinator veya koordinasyon kurulları ihdas edildiği göze çarpmaktadır. Özel
sektörde başarılı olmak isteyen bir çok işletmenin de teşkilat yapısında
koordinasyonu sağlayacak kişi yahut kurulların organizasyon şemasında yerlerini
aldığını görmekteyiz. Akılcı yönetim gereği etkinlik, verimlilik ve karlılığı
hedefleyen organizasyonların yöneticileri şirketlerin hayatiyetlerini muhafaza
etmelerinde en önemli unsurlardan biri olarak koordinasyon fonksiyonunu
gördüklerini ifade etmekteler.
Özellikle gerek makro ve gerek micro düzeyde
meydana gelen her krizde bir yönetimin koordinasyona olan ihtiyacı çöl ortasında
susuz kalan yolcunun suya ihtiyacı kadar önemli hal alır. Nitekim Prof.Dr.Süleyman
TÜRKEL Olağanüstü Durumlarda İşletmelerde Yönetim Sorunları başlıklı makalesinde
kriz zamanlarında koordinasyonu sağlamak amacıyla bilgiye olan talebin
yükseldiğini ve gerektiğinde sistemde değişikliğe gidilerek yönetimin
koordinasyon ihtiyacı karşılanmaya çalışıldığını vurgulayarak işletme içinde
meydana çıkan mücadelelerin bir süre erteleneceğini ve bu tip olumsuz oluşumlara
işletmelerde müsaade edilemeyeceğini öne sürmektedir.
Değerli hocamız Prof.Dr. Erol Eren
Yönetim ve Organizasyon kitabında “Koordinasyon departmanlar arasındaki
işbirliğinin kalitesini ifade eder.” diyerek koordinasyonu başka bir açıdan ele
almamızı sağlar. Ona göre eğer, bu kalite yüksek düzeyde ise bölümler arasındaki
çatışma, anlaşmazlık ve amaca yönelme gibi sorunlar azalacak işbirliği düzeyi ve
anlayışılılık artacak koordinasyon o ölçüde gerçekleşmiş olacaktır. Şu halde,
eğer bu kalite düşük düzeyde ise, kuruluşlarda sağ el, sol el ile uyumlu biçimde
hareket etmeyecek ve amaçlara ulaşmada büyük zorluklarla karşılaşılacaktır.”
Nitekim Eren hocamızın kitabındaki ifadesi ile
“koordinasyonun sağlanması organizasyon yapısının fonksiyonel, coğrafi, zaman
esası, ürün esası, müşteri esası, takım veya proje esası gibi her ne türde
olursa olsun, her tip ve biçimde mutlaka zorunlu olan bir husustur.”
Metin Gürbüz’ün İşletme Yönetimi kitabında ise
koordinasyon kavramının ilkeleri şöyle özetlenmiştir.
1-Sorumlu Kişiler Arasında Doğrudan Görüşmelerle Koordinasyon Sağlanmalıdır.
2-Planlar yapılırken ve politikalar kararlaştırılırken daha
başlangıçta koordinasyon sağlanmalıdır.
3-Bir sorun ile ilgili bütün etkenlerin karşılıklı olarak birbirleri üzerine
olan etkileri dikkate alınarak koordinasyona gidilmelidir.
4-Koordinasyon sürekli olmalıdır.
Koordinasyonun sağlanmasında olarak haberleşmenin
etkin sağlanmasının en büyük ihtiyaç olduğuna dair görüşün bir çok düşünür,
bilim insanının ortak görüşü olduğunu söyleyebiliriz. Hiç kuşkusuz teşkilatların
iç ve dış çevreleriyle olan münasebetlerinde bilgi alışverişinin doğru, hızlı ve
güvenilir olması o teşkilatın hedeflerine ulaşmasında başarıyı sağlayabilir.
Bilgi çağı dediğimiz çağın göbeğindeyiz. Eskiden yapışkan kağıtlara yazılı küçük
bilgi notları artık bilgisayar ekranında bir grafik gösterimden ibaret kaldı.
Ünlü bilgisayar firması Microsoft’un başarılı yöneticisi ve sahibi Bill Gates’in
İstanbul’u ziyaretinde yaptığı bir konuşmayı aynen aktarıyorum. “Artık belgeler
üzerinde, kağıt üzerinde çalışmak yerine artık çok daha digital bir yaklaşım
benimsenmiş durumda, bilgisayarlar kullanılıyor, hatta yepyeni otomobillerin
geliştirilmesi, yeni ürünlerinin geliştirilmesini de tamamen digital ortamda
yapılıyor. Bazı planlarınızı farklı şirketlerle ortaklaşa digital ortamda
geliştirebiliyorsunuz, farklı uzmanlıkları kullanabiliyorsunuz, her şeyin
koordinasyon içinde olmasını sağlayabiliyorsunuz.”
Gerçi hala yapışkan bilgi kağıtlarını bilgisayar ekranlarının üzerine yapıştıran
yahut bilgi notlarını klavyedeki tuş aralıklarına yerleştiren yöneticiler var.
Ekranının etrafında onlarca küçük kağıtla görsel hafızasının dinamik olarak
geliştiğini iddia edenlere de rastlıyoruz. Hele tipik teknoloji karşıtlığı,
tipik muhafazakarlık iddialarında bulunan eski tip yöneticiler yok mu onlarınki
Yeniçerilerin Yeni ordu düzenine geçişteki kazan kaldırmalarına pek benziyor
doğrusu. Artık internet ve intranet gibi yoğun bilgi ağları sayesinde
kıtalararası bilgi alışverişi yapan kurumlar doğdu.
Önümüzdeki bölümde haberleşmenin
koordinasyon üzerine olan etkilerini incelemeye devam edeceğiz.