KELEBEK ETKİSİ 2
İsmet Türker Cedimağar
Geçen
bölümde internete sansür demiştik. Tam da üstüne geldi. You-tube adlı video
paylaşım sitesinde Türk düşmanlığı yapan bir görüntünün yayınlanması üzerine
siteye erişim yasaklanıverdi. Kendi halkımıza bir siteye girişi yasakladık
ancak bütün dünya o görüntüleri seyretti, ta ki site bu ahlaksız yayını
durdurana kadar. Şimdi karşılık veren hem de edepsizliğe kalkmadan usulünce
cevap veren Türk’ler var. Teknolojinin hızla ilerlediği bir çağın
gereklerini yerine getirmezsek gereken cevaplar ancak yasaklamakla sınırlı
kalacak. Oysa Türk insanının zekası ve kabiliyeti içinde bulunduğu olumsuz
şartlara rağmen günümüz teknolojini anlayıp onu kullanmakta en üst
seviyelere erişecek kadar yüksektir. Öğrendiklerimizi derin tecrübe ve
sağduyu süzgecinden geçirerek teknolojinin ahlak dışı kullanımına alternatif
çözümler bulma şansımız çok yüksek. Birinci Dünya Savaşında ecdadımız
haricinde tüm uluslar gaz bombası kullanırken, Çanakkale savaşında
batılıların emin oldukları bir şey vardı. O da bizim bu ahlaksız savaş
aracını kullanmayacağımız.
Hayat kargaşa içinde bir düzeni
barındırır. Binlerce parametre ve binlerce değişken içinden cımbızla çekip
aldığımız her tecrübede bir kuralın gizli oluşu hayatı derinden anlamayı
imkansız kılıyor. Mona Lisa resmine uzaktan bakan insanların içinde kaç
kişi, ondaki Leonardo ustanın girift çalışmasını, onun akıllara zarar renk
ve ışık kullanımını fırça izlerindeki ayrıntıdan fark ediyor dersiniz?
Amerikalı Meteorolog Edward Lorenz ard arda yaptığı meteorolojik tahminlerin
küçük yuvarlama hatalar yüzünden birbirinden farklılaştığını gördükten sonra
başlangıca son derece duyarlı bir sistemin varolduğunu anlar. Genelde
verilen bilardo masası misalini düşünelim. Bilardo oyununda ıstaka ilk topa
hangi noktada hangi hızla ve hangi yönde çarpmışsa tüm etkileşimler o topun
masadaki diğer toplara değişik ve o ana göre anlamlı bir noktaya doğru
hareket etmelerini sağlar. Istakanın ilk topa rastgele bir şekilde vurulması
bile ihmal edilemeyecek bir sürü parametre ve kuralın arda arda ve eşzamanlı
uygulandığı birden fazla fiziksel değişikliğe sebep olur. Topların
dağılmasının en hafif fiziksel etkisi havada meydana gelen dalgalanmadır.
Diğer etkileri düşününce oluşabilecek durumları hayal etmek yeter. Çok iyi
bilardocuların toplara hükmederek onlarla yaptıkları gösteri ve yarışmaları
izleyenler hayranlıklarını ifade ede dursun. Her zaman aynı hareketi aynı
açı ve dizilişle yapan bilardocunun farklı sonuçlarla karşılaşması da
mümkün. Nitekim gösterinin zaman zaman “bu sefer olmadı” şeklinde hüsranla
sonuçlandığı da görülmekte. Peki nedir bunca ustalığa ve hesaplamalara
rağmen hedef hareketin beklendiği gibi sonuçlanmamasının sebebi? Buna
kelebek etkisi deniyor. İşte kaos teorisinin temelini oluşturan bu ana fikir
; “Başlangıçta öngörülemeyen küçük değişikliklerin büyük sonuçlara yol
açtığı veya büyük değişikliklerin bir şey olmamışçasına sönümlendiğidir.”
Masa başındaki bilardocu, ilk dokunacağı bilardo topuna dokunacak ıstakanın,
içine giren bir ağaç kurdunun, ıstakayı yıprattığı bir bölümde meydana gelen
değişikle, çok küçük bir sapmaya sebep olarak, bilardo topunu istenilenden
farklı bir yöne yöneltmesine, bir bütün hareketin bozulmasına sebep
olabileceğini baştan kestirebilir miydi?
Değerli dostlar David Bohm’un
Hologram teorisinde dedikleri doğruysa bütün bu algıladığımız sonuçların
kendi zihnimizde yarattığımız sonuçlar olduğunu kabul etmemiz gerekecek. O
zaman biz kimiz ve evren dediğimiz bu derin boşluk ne?