Haziran 2008 Yıl 4 Sayı: 45 Bültenimiz her ay  yayınlanır

Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Ana Sayfa
GYTE'nin SCI Karnesi
Kültür-Sanat
Atama Kararları
Duyurular
Basında GYTE
  Ulaşım&İletişim
  Eski Sayılar
Künye

BİLGİSAYAR DÜNYASINDA GEZİNTİLER -1-

İsmet Türker Cedimağar

 

            Hatırlıyorum ilk bilgisayarım Z80 çipli bir Sinclair Spectrum’du. 48 Kb gibi dev bir hafızası vardı. Bir teyp ünitesi ile  yüklediğim programlarla muhteşem bir cihazdı benim için. İlk yazdığım Basic programı hatırlıyorum. Bir değer çevirici idi. Yeryüzünde kullanılan çeşitli ölçü birimlerini bir diğerine çeviriyordu. Çevirdiğim değerleri ve programı bir teyp kasedine saklıyordum. 16 adet renkten oluşan skaladan seçerek yazdığım değerler ekranda muhteşem gözüküyordu. O günlerde bilgisayar dergileri pek yoktu. Elektronik dergileri daha revaçtaydı. Yurt dışından hasbel kader getirebildiğimiz, kitapçıları dolaşıp zar zor bulabildiğimiz kitaplar bilgisayar dünyasında yapacağımız gezintiye kaynak oluşturuyordu.

            Daha sonraları IBM li günler başladı. Henüz ekran tek renkli idi. Derken rahmetli babamın eve file ile geldiği zamanlarda  bize oyun için verdiği file tutamağının içindeki delikli kartların ne işe yaradığını Türkiye Elektrik Kurumunda görünce öğrenmiş oldum. Koca koca makinalarda bir kaç operatörün elektrik saatlerinin okuma bilgilerini bir klavyeden girdiklerini görünce dikkat etmiştim.  Anlaşılan yazılan her kart üzerinde bilgiler delik delinerek kartlara işleniyor onlar bir okuyucuya iletilip faturalar çıktıktan sonra taliplisine veriliyor, atılacağına kıvrılıp file tutamağı halinde evimize geliyordu. O günlerde bilgisayara IBM deniyordu. Kağıtlar israf edilmiyor file tutamağı, kesekağıdı oluyordu.

            Bilgisayar teknolojisinin bugünkü gelişme hızını düşününce gelecekteki bilgisayar dünyasının ne hale gelebileceğini tasavvur etmeye çalışıyorum. Ancak hakikaten itiraf etmeliyim boz bulanık bir derenin içindeki alabalığı farkedebiliriz  ama gelecekte nasıl bir bilgisayar sistemi olacak onu bilemeyeceğiz gibi geliyor bana. Hayat tuhaf gelişmelere gebe. Organik bilgisayarlar düşünülmekte. Vücuda giyilenler olacak. Popular Mechanics Dergisi, 1949 yılında "Gelecekte bilgisayarlar 1,5 tondan daha ağır olmayacak" diye yazmış. Eh şimdi biz nasıl bir tahminde bulunalım. Hadi delikli karttan diskete geçişe hatta ve hatta taşınabilir makinaların harddiskleri haline dönüştüğüne gözlerimiz tanıklık etti. Bunu biliyoruz da gelecekte ne gelecek nerden ve nasıl tahmin edebileceğiz?

            Peki bugünlerde neler var gündemde. Odanızın tam ortasında ışık hüzmesinden oluşan bir üç boyutlu görüntünün sadece bilgi kurgu klasiklerinde mi olacağını düşünüyorsunuz? Öyle ise yanılıyorsunuz. Bir emlakçıya gidiyorsunuz. “Buyrun diyor odaları gezdireyim size” Oturduğunuz koltukta kahvelerinizi yudumlarken aniden önünüzdeki sehbanın üzerinde yükselen bir ev görüntüsü geliyor karşınıza. Elinizi uzatıyorsunuz. Eliniz görüntüye değer değmez parmağınızın hemen ucunda bir oda açılıyor ve herşey canlı gibi. Hani elinizi uzatsanız tutacaksınız öylesine canlı. Saksılarda çiçekler var. Koltuklar zevkli döşenmiş. Siz daha ne olduğunuzu anlamadan emlakçı elini salona yöneltiyor. Haydi... Salon önünüzde. Hanımlar daha temkinli “salon önemli ama ben mutfağa baksaydım” demesin mi? “Aman bey mermerler Afyon mermeri sanırım.” nidası geliyor kulağınıza. “Tutalım burayı tutalım” yahut “alalım burayı alalım” kaçınılmaz.   Eh hanım yani büyük sultan beğenecek de siz yapmayacaksınız. Konferans salonunda bir konuşmacı yeni yapılan uzay mekiği hakkında bilgi veriyor. O da ne!. Kendi görüntüsü karşında beliriveriyor. Hatta omuz omuza konuşuyorlar. Evet bütün bunlar hayal değil. Hologram tipi ekranlar geliyor. Hemde interaktif gözler sayesinde olabildiğince yapay zekayla donanmış bir kompleks halinde geliyorlar. Yapacağınız her türlü harekete duyarlı gözler sizi üç boyutlu bir başka görüntüye Luvre Müzesine götürüyor. Elinizi uzatıyorsunuz Fransız krallarının kullandığı tabaklara. Sütunların arasından geçip odaları ziyaret ediyorsunuz. Sıkıldınız. Ekran kapanıyor.

Ne dersiniz dostlar yıldız savaşları filminin tutkunlarının iyi bildiği haberleşme hologramlarına az mı kaldı acaba? Yoksa gelecekteki ekranların çözünürlüğünün HD kalitesinden daha ileri gitmeyeceğini düşünenlerden misiniz?