|
|||||||||
|
Bir Eylül Yazısı
İsmet Türker Cedimağar
Câmei Sıhhat Hüdâdan halka bir nimet gibi Bir Libas-ı Fatırâ Olmaz Cisme Ol Kispet Gibi Halk İçinde Muteber Bir Nesne Yok Devlet Gibi Olmaya Devlet Cihanda Bir Nefes Sıhhat Gibi Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdır
Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi Ko bu ıyş u işreti çün kim fenadur akıbet
Yâr-ı baki ister isen olmaya tâat gibi Olsa kumlar sagışmca ömrüne hadd ü aded Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir saat gibi Ger huzur itmek dilersen ey Muhibbî fârig ol
Olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi
Muhibbî
Büyük Sultan böyle demiş Muhibbi
mahlasıyla yazdığı bu muazzam şiirde. Bizim insanımızın devlete ayrı
bir önem verdiği dünyaca bilinir. Kolay değil Dünya gezegeninin bir
büyük patlamadan sonra yerleştiği evrenin bu noktasında, maddi
manevi fırıl fırıl dönen bir kara parçasına hakim olmak inancına
sahip bir ulus olmak. Kolay değil cihan hakimiyeti fikrini sıradan
insanından, en tepedeki yöneticisine kadar etine kemiğine kalbine
ruhuna işlemek. Kolay değil bu ruhla kan akıtıp can vermek,
gerektiğinde babadan kardaştan yardan vazgeçip devleti sonsuz kılmak
inancıyla büyük devletler kurmak ve yönetmek. Kolay değil son
kurulan imparatorluğun yıkılışından hayli sonra bile o
imparatorluğun en geniş çapa ulaştığı bir dönemin yankılarını devam
ettirmek. Bu dönem Kanuni Sultan Süleyman dönemidir.
Bir köleyi kendine arkadaş,
sırdaş edinmek nasıl bir şeydir? O nasıl asil bir ruh haletidir
öyle? Büyük bir ikbal olan tahta hazırlanırken, evinizden hayli
uzaklara gidiyorsunuz. Devlet-i Ebed Müddet'in baba, oğul, kardaş
dinlemediği günlerdir. Size ait bir söz kulaktan kulağa nasıl yön
değiştirir biliyormusunuz? Duruşunuz, tavrınız, oturup kalktığınız
arkadaşlarınızın davranışları sizin için hayli hayati önem
arzetmekte. Bu durumda kendinize bula bula bir köleyi dost
ediniyorsunuz. Orda da bırakmayıp kendinize müşavir eyliyorsunuz.
Onunla aynı odada kalıyor, aynı yemekleri yiyorsunuz. Kanuni Sultan
Süleymanın şehzadelik günlerinde İstanbul ne der diye düşünmeden
yürüttüğü bu dostluk belki de kendisine bir tahta mal olacakken, ona
dünyanın en geniş topraklarını hakimiyet altına almasını
sağladı. Böyle bir alicenaplığın sonunda elbette böyle bir
mükafat Kanuni Süleyman'ın hakkıydı.
Onu tarihçiler "Muhteşem" diye
anıyorlar. Sanırmısınız ki onu muhteşem yapan sadece fetihleridir.
Öyle ya ilk bakışta dünyanın üç kıtasına ulaşan bir imparatorluk
mülkünü sağlamakta onun fetihlerinin katkısı büyük. Esir düşmüş
İmparatorların anneleri oğulları için ondan adalet ve yardım
beklerler. Onun muhteşemliği adaletle hükmetmesindedir. Kendi
iktidarını garbın dünyanın en adil sultanlarından biri olarak kabul
ettiği, ancak her nedense Türk olduğunu bir türlü söyleyemedikleri
Sultan Selahattin'e dayandıran biridir o.
Kaldı ki o da mektubunun sonunda
kendini tarif eder. Eski dilde şöyle yazmış
"Ben ki Sultan-i salâtin-i zaman burhân-i havakın-i avân tâc-bahs-i
husrevân-i cihan zillullâhi'1-meliki'l-mennân Akdeniz'in ve
Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Şam ve Halep ve Karaman
ve Rûm'un ve vilâyeti-i Dulkadriye'nin ve Diyârbekir'in ve
Azerbaycan ve Van'ın ve Budun ve Tamisvar vilâyetlerinin ve Mısır'ın
ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve Halilü'r-Rahmânin külliyen
diyâr-i Arab’ın ve Yemen'in ve Bağdad ve Basra ve Cezayir
vilâyetlerinin ve dahi nice memleketlerin ki âbâ-i kiram ve ecdâd-i
izamim -enârallâhü berâhinehüm- kuvvet-i kahire ile fetheyledikleri
ve cenabı-i celalet-meâbim dahi tig-i âtes-bâr simsîr-i zafernigârim
ile fetheyledigim nice diyarın sultanı ve pâdişâhı hazret-i Sultan
Bâyezıd oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Şah Hân'ım"
(Kaynak: Wikipedia.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kanuni_Sultan_S%C3%BCleyman)
Onun asıl muhteşemliği adaletle
hükmetmesindedir. Kendi iktidarını garbın dünyanın en adil
sultanlarından biri olarak kabul ettiği her nedense Türk olduğunu
bir türlü söyleyemedikleri Sultan Selahattin'e dayandıran biridir o.
Bir gün konuşma esnasında dünyada velinimet kimdir diye sorulan bir
soruya “padişahımızdır” diyen kişiye “hayır cefakar köylümüz ziraat
erbabıdır” diyecek kadar büyük gönüllü olmasıdır onu muhteşem yapan.
Emeğe saygısından kendisine takdim edilen eserleri bir gün ve gecede
bitirdiğini söylerler. Şiir yazmış ve yazanı da desteklemiştir. Baki
onun döneminde yetişmiştir. Kendisine ait kanunnamesiyle uçsuz
bucaksız topraklara adaleti hakim kılması bu milletin kalbinde yer
almasını sağlamıştır.
Değerli dostlar, harp meydanında
canını teslim ederken geriye adaleti ve sevgisi kalan Kanuni Sultan
Süleyman’ı bir Eylül ayında kaybetmiştik. Eylül ayının son
günlerinde bu yazıyı hazırlarken günümüzde yaşadığımız bir takım
moral bozucu olaylar karşısında onu yad edip biraz hafıza
canlandırmaya gayret ettik. Muaffak olabilirsek ne mutlu.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]()