G.Y.T.E. ‘lilere Çağrı

            Bu gazeteyi almayan  arkadaşlarımızdan olsanız da umarım bu satırları okuma fırsatını bulursunuz.Ve bu satırları okuyan arkadaşlarımızda umarım diğer arkadaşlarında bu yazıyı okumalarını sağlarlar.

            Çünkü burada çağımızın, toplumumuzun ve doğal olarak okulumuzun en büyük probleminden klavyem imkan verdiğince bahsetmeye çalışacağım. Yeni çağ hayatının bize verdikler tartışmasız oldukça güzel bir konfor ve oldukça yoğun bir stres ama mesele bu değil mesele televizyon, bilgisayar, internet, ve mesajlaşma derken insanların birbirinden uzaklaşmaya başlaması. Dolandırıcılar, hırsızlar ve okulumuz çevresinde artık iyice haşır neşir olduğumuz gaspçılar derken insanlardan korkmaya başlamamız.. Maalesef, yeni birini gördüğümüzde aklımıza ilk gelen bu hırlımı hırsız mı sorusu oluyor. Burada yaklaşık 300-400 kişiyiz ama tanıdığım kişi sayısı 10-20 yi geçmiyor ve gördüğüm kadarıyla okulun genelinde bu olay böyle cereyan ediyor.

            Kendi sınıfımda bile iletişimde bir kopukluk olduğunu sarsılarak görüyorum. Arkadaşlar; bizler yoğun çalışmalar sonucu buraya gelmiş insanlarız, aynı ülkenin evlatları aynı okulun öğrencileriyiz ve biz esasında aynıyız. Tamam belki biraz abartmış olabilirim ama ne demek istediğimi anlamışsınızdır herhalde. Yani aynı dert ve tasalara sahip birbirini kolayca anlayan insanlarız ve işin aslı ben sizden bir merhaba bekliyorum ve eminim ki bunu hepimiz istiyoruz.  Bu hepimizin beklentisi ama yaşadığımız hayatın bize azizliği mi desem yoksa kendi çekingenliğimiz mi siz karar verin; bir türlü bir araya gelip kimi zaman kahkaha dolu kimin zaman yoğun bir tartışma içeren muhabbetler edemiyoruz. Ama bir an önce el birliğiyle bu işe bir son verme vakti çoktan geldi. Aynı kafada olsak da olmasak da, aynı görüşleri paylaşsak da paylaşmasak da, aynı şeylere gülsek da gülmesek de eminim ki paylaşacak ve birbirimize öğretecek çok şeyimiz var. Tüm okula sesleniyorum ister yükseklisans ister lisans olsun isterse bir öğretim görevlisi olsun bir merhabaya sıcak bir gülüşün verdiği mutluluğa muhtacım ve muhtacız bu soğukluğu bir şekilde sona erdirelim.

            İnsanlardan korkmayalım yada bu adam yaramaz demeyelim. Bir merhaba ben X im sizinle daha önce tanışma fırsatı bulamadık ama sanırım tanışma vaktimiz çoktan geldi diyelim. Aynı sınıftaki arkadaşların birbirini tanımaması ne acayip bir şey şurada üç beş arkadaşız ve ben daha fazlasıyla tanışmak istiyorum tıpkı sizler gibi.

            Artık kendi bölümümüzden başlayıp bütün okulla tanışmanın ve bir arkadaşlık

bağı kurmanın vakti geçiyor dostlarım. Özellikle çeşitli bölümlerde dostluklarda bulunan girişken arkadaşlarım sizlere bu konuda büyük iş düşüyor lütfen siz bir bağ olun ve dostluk tohumlarının atılması için adım atın.  Çekingen arkadaşlar kimse sizi rezil etme gibi bir kaygı taşımıyor ve kimsede sizi rezil edemez zaten. Artık kabuklarımızı kırmalı ve girişken olmalıyız. Bizler üniversite gençliğiyiz bu ülkenin lokomotifleri biz birleşemezsek birbirimizden koparsak bu ülkede güçlenemez başarılara imza atamaz. Kaldı ki şöyle 15-20 kişilik bir grupla oturup muhabbet edemedikten sonra üniversiteye gelmişim neye yarar.

            Bu yazıya bazılarınız hak verecek ve bir ihtimal yazı amacına ulaşacak zaten bu yazı sırf o ihtimal uğruna yazıldı. Bazı arkadaşlar karşımda yada arkamdan dalga geçecekler ki bu muhakkak;)). Onlara bol neşeli günler diliyorum çünkü böyle bir yazıyla ben de dalga geçerdim. Tek temennim daha iyi arkadaşlıkların kurulması için ufak da olsa bir adım olabilmek.Bu yazı muhtemelen çok daha iyi yazılabilirdi ama ben maalesef bu kadarını başarabildim bu yüzden sizden özür diliyorum ama arife tarif gerekmez ve eminim ki almak isteyenler mesajı çoktan aldı. Ne de olsa kültürlü ve bilgili gençleriz!?

            Buradan tüm GYTE ye sesleniyorum yani tüm arkadaşlarıma; sizin bir selamınızı dört gözle bekliyorum.  Ders aralarında yada yemekhanede yada ne bileyim kaderin bizi karşılaştırdığı herhangi bir yerde bir arkadaşın sıcacık bir nasılsın sorusunun verdiği mutluluğu yaşamak istiyorum(ruz). Kapım(ız) her zaman herkese açık ve açık kalacak.Hadi artık kendimizi kısıtlamayalım .

                                                                                                          M. Emre ÇOLAK

 

 
 
 

tasarım ve uygulama: halim tuzlu